Hayal olan Göztepe
Günümüzde Göztepe adı öncelikle Konak ilçesine bağlı bir mahallenin ve o mahalle merkezli ve spor kulübüyle de efsane olmuş bir semtin adıdır.
Bu semt, 19. yüzyılın ikinci yarısında adeta cennetten bir köşe olan küçük bir Rum mahallesidir. Sonraki yıllarda buranın güzelliğini keşfeden Levantenler de yerleşmeye başlar...
"Yıllar içinde 94. sokak çok değişti. Güzelim parke taşlarının yerini kapkara bir asfalt, bahçeli evlerin yerini de çirkin apartmanlar aldı..." Konusu İzmir'de geçen eserler arasında, benim için oldukça özel bir anlam taşıyan "Muska" romanı bu sözlerle biter. 1996 yılında, basımından kısa süre sonra okuduğum Muska'nın yazarı, Sadık Yemni ile ne zamandır tanışmak kısmet olmamıştı. Otuz yıldan fazla bir zaman Amsterdam'da yaşayan Yemni'nin İzmir'e gelişlerinde ben şehir dışında oluyor, döndüğümde de o İzmir'den ayrılmış oluyordu. İzmir ve özellikle Göztepe hakkında çok şey paylaşacağımızı düşünen sevgili Aybala Yentürk, bıkmadan bu ısrarı sürdürdü ve geçtiğimiz günlerde bunu başardı. İmza günü için birkaç günlüğüne İzmir'e gelen Sadık Yemni ile güneşli bir öğleden sonrayı paylaştık. Sohbet için de Meserret'i seçtik. İstanbul doğumlu olmasına karşın çocukluk ve gençlik yılları İzmir'de geçen bu değerli yazar ile ayrılıncaya kadar hep çocukluk yıllarımızın İzmir'ini ve elbette eski Göztepe'yi konuştuk. O zaman fark ettik ki; Göztepe'yi aynı yıllarda yaşamışız.
İLK KARDAN ADAM
"Muska" romanında 94. sokak merkezli bir Göztepe'yi yaşarsınız. İzmir'de sokakların numaralandırılmasından önce adı "Şehit Fethi Bey" olan 94. sokak, Göztepe'nin belki de en bilinen sokağı olan "Kilise Sokağı"nı, Mithatpaşa Caddesi'nde Konak yönüne doğru geçince bir sonraki sokaktır. Eski adı "Abdülezel Paşa" ya da "Küçük Dalyan Sokak" olan 81. sokak, kapı numarası 10 olan, Notre Dame de Lourdes Kilisesi'nden dolayı halk arasında "Kilise Sokağı" olarak bilinir. İlkokula başladığım yıl, kilise sokağını dikine kesen 88. sokak, ya da önceki adıyla Tepe Sokak'ta kocaman bir evde oturuyorduk. Köşk bozması yapıların olduğu sokaktaki en görkemli ev, kocaman bir bahçe içindeki Yeğenoğulları Köşkü idi. O evde, öğrenciliğe başlamanın yanı sıra hayatımdaki birçok ilki yaşadım. İzmir'e kar yağdığını ilk kez o evde gördüm. Kar tutmuştu ve kademe kademe uzanan arka bahçesinde ilk kardan adamı yapmış; sıcak bir yaz günü ilk kez bir bukalemun görmüş ve bembeyaz giysili kızların tenis oynamalarına da ilk kez orada tanık olmuştum. O tenis sahasının Amerikan Kız Koleji'ne ait olduğunu da kısa zaman sonra öğrendim.
AYRI BİR ÖZELLİK
Mithatpaşa Caddesi'ne açılan bu iki sokaktan sonra gelen ve önceki adı Halit Ziya Bey olan 95. sokak ayrı bir özelliğe sahipti: Caddenin diğer yanında, denize açılan bir bölümü daha vardı. Gerçi Güzelyalı Parkı'ndan, Vali Konağı'na kadar olan bölgede 79., 97. ve 103. sokaklar da denize açılıyordu ama iskele sadece 95. sokak'ta vardı. Cumhuriyet'in ilk yıllarında da körfez vapurlarının yanaştığı Göztepe İskelesi, vapurlar uğramaz olunca Mez Gazinosu olmuştu. O gazinonun yıkılmaya yüz tutmuş haline bakıp, "Işıklı ve pırıl pırıl hali nasıldı acaba?" diye çok düşlemişimdir. Adını da merak ederdim. Yıllar sonra "Meze" sözcüğü ile aynı kökten geldiğini anladım. Günümüzde Göztepe İskelesi artık Güzelyalı'da. Mustafa Kemal Bulvarı'ndan iskeleye yaya geçişini sağlayan yelkenli formundaki üst geçidin başladığı noktaya açılan 40/1. sokak ise yüz yıl önce, o günlerin Kokaryalı İskelesi'ne açılıyordu.
AZİZ SEVGİ TEPESİ
Günümüzde Göztepe adı öncelikle Konak ilçesine bağlı bir mahallenin ve o mahalle merkezli ve spor kulübüyle de efsane olmuş bir semtin adıdır. "Göztepe" adı ise Cumhuriyet öncesi dönemlerde Aya Agapi (Aziz Sevgi) olarak bilinen, 65 metre yükseklikteki ünlü tepeden gelir. Öte yandan günümüzde İzmir'in en uzun caddesi olan Mithatpaşa Caddesi'nin henüz açıldığı yıllardaki adı da "Göztepe Caddesi"dir. Bölgede aynı adı taşıyan bir de dere vardır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında da 77. sokak boyunca aktıktan sonra 58., 59. ve 60. sokakları keserek 76. sokak yakınlarından körfeze akan Göztepe deresi şehir içinde kalan birçok dere gibi sonraki yıllarda üstü kapatılmış ve günümüzde tamamen yapılaşma altında kalmıştır. Bölgede bunun gibi kaybolmuş bir diğer akarsu da, Köprü semtine adını veren eski köprünün olduğu yerden akan deredir.
MİMAR ANDON GAVANO
Göztepe, 19. yüzyılın ikinci yarısında adeta cennetten bir köşe olan küçük bir Rum mahallesidir. Sonraki yıllarda buranın güzelliğini keşfeden Levantenler de yerleşmeye başlar ve bölge İzmir'de muhtarlık teşkilatının kurulduğu 1885 yılında yapılandırılan mahallede 1891 yılında 927 kişi yaşamaktadır. Şehir merkezi ile karadan bağlantısı olmayan diğer yalı semtleri gibi burasının da ulaşım sıkıntısını gidermek isteyen Mithat Paşa'nın valiliği sırasında, ileride kendi adıyla anılacak olan caddenin yapımına başlanır. Özellikle taşlık bir kıyı olan Karantina ile denize dik inen tepeye sahip Göztepe'nin şehirle kıyıdan bağlantısı sağlanır. 20. yüzyılın başlarında hepsi birbirinden güzel köşklerin sahipleri arasında Türklerin de bulunduğu görülmeye başlanır. Bu köşklerden biri, kurtuluştan hemen sonra Gazi Mustafa Kemal'in, kapısından önce konuk sonra da damat olarak gireceği Uşakizade Köşkü'dür. Ancak hiç kuşku yok ki, semtteki en görkemli yapı, günümüzde İzmir Vali Konağı olarak kullanılan Sivrihisaryan Konağı'dır. Bir tür "İkiz ev" olarak planlanan yapı mimar Andon Gavano tarafından tasarlanır.
DEĞERLİ EĞİTİMCİLER
Semtteki en güzel köşklerden biri de, yıllarca Hakimiyet-i Milliye İlkokulu olarak hizmet vermiş olan yapıdır. Ben ilkokulu o köşkte okudum. Cadde tarafındaki yeni okul binası ben mezun olduktan sonra, kız kardeşimin okuduğu yıllarda yapıldı. Üçüncü sınıfa kadar öğretmenimiz olan Ekrem Ulusoy okul müdürlüğüne atanınca, mezun oluncaya kadar Muhterem Öğünç'ün öğrencisi oldum. Bana öğretmenlik yapmamalarına karşın Muzaffer Öniz, Kamuran Öcal, Atıfet Yukaruç çok değerli eğitimciydiler. Aralarında hayatta olan varsa ellerinden öperim. Göztepe'nin güzellikleri ne yazık ki bir solukta anlatılamıyor. Bugün "Susuz Dede"den de söz edemedim. En kısa zamanda Göztepe'yi anlatmayı sürdüreceğim. Sevgiyle kalın
Yaşar ÜRÜK
3 yorum yazılmıştır
Yazan:defneninsuzgeci | Tarih: 2008-02-27 20:51:04Konu: Hayal olan Göztepe
Yazan:tropicalmalibu | Tarih: 2008-02-27 19:46:22Sevgili Tropikalmalibu,
Bu güzel yorumunuz beni mutlu etti. İzmir'e dair yazılar serisi devam edecek çünkü bu konuda yazılmış tüm yazıları araştırıp bulmaya çalışıyorum.
Sizin de İzmirli olmanız beni ayrıca mutlu etti. Umarım bir izmir seyahatinizde biraraya gelir daha çok sohbet ederiz.
Sevgiler
Konu: slm
Yazan:anemonunmutfagi | Tarih: 2008-02-26 09:35:12Ne guzel anilarinizi goztepeyi anlatiyorsunuz.
tabiki bu kadar ayrintiyi bilmiyordum.
bilmeyen izmirlide vardir.
ben goztepedeki susuz dedeyi 2 kez ziyaret etmistim.
ama cocuklugum orada gecti.sonrasi malum london....
simdilerde cok degisti hemde cokk.eskisi gibi degil goztepe ben ozluyorum.
siz benden daha iyi biliyorsunuz anlatmaya yazmaya devam etseniz ne guzel olur.
cok anilarim var benim heleki gul sokakta guller acardi yuzumde sevgilim vardi.
pempe pancurlu evimiz olacakti.olamadi:))
ama arkadasimla hala gorusuyorum cok mutlu 2 cocuk babasi ve hala goztepede
eskilere gittim nede guzel oldu sayenizde.(eskilerde askta masumdu gercekten pempeydi rengi)
sevgiler
Düzenleyen tropicalmalibu gün: 27/2/2008 saat: 19:47
Konu: merhaba
sevgili ablacımm ellerine sağlık çok güzel bir paylaşım heleki orta ve lise öğrenimi mi o sokaklarda geçirdiğim için benim hayatımda ayrı bir yeri vardır göztepenin sağol...

