myspace graphics

myspace graphics

Image Hosted by ImageShack.us

« Önceki :: Sonraki »

Yeniden...

Yeniden sever mi insan..yeniden kalbi atar mı delice,
yoksa bir kere mi bahşeder tanrı insana…bir defalık mıdır gerçek yürek sevgileri….ardından yaşanan sevdalar yalan mıdır?
O sevdalarda yürekler çarpmamış mıdır...heyecanlar,
hüzünler, gülüşler yaşanmamış mıdır…sadece ilk sevdaya ait yürek
avuntuları mıdır…

Herkes hatırlar ilk sevdasını unutulmaz olanlar ilklerdir her zaman….
söyle bana ilk aşkım neydi bana unutturan seni..senden sonra var olan sevdalar mı?
Belki de onlar hiç var olmamıştı belki de hepsinde seni aramıştım..
bulamayışlarımdı her ayrılığı yaşatan ya da bulduğum sendin ayrılıklara sebep olan..
Senden kalan tortularla hayat yolunda ilerken gördüğüm rüyalar, dinlediğim
şarkılar sana dair mi kaldı? yoksa sen zaten hiç rüyalarımda
şarkılarımda olamadın da ben mi var ettim..

senden sonra senle gittiğim yerleri ilk defa yaptığım şeyleri
 tekrar tekrar yaparken sen yoktun ki gönlümde…
yada onlarda hep sendin aslında ben mi geç fark
ettim ayrılıklarla…
Korkularım sebebi sen miydin senin ayrılığın mıydı hep ayrılışlarıma
sebep olan..nasıl olsa bir sorun olur yürütemem ben  ilişkilerimi
diye düşündüren senin de yok oluşunun mu korkusuydu  gönlümdeki…
Ne büyük enkaz oluşturmuştun yüreğimde ki o yüreğe senden sonra kimseler sığamamıştı…
ve yüreğim giderek küçülmekteydi..kimseler giremesin diye..
oysa ki değer miydi..hayat harcanacak..umutlar tükenecek kadar çok muydu..
neden...
Neden hayatımın her anında ruhumun derinliklerini gizlice
kemirdin..acılarımın sevinçlerimi yenmesine sebep oldun…kişiler yoktu
ki, hatıralarda var olan hatıralar yaşananlardan ibaretti..ve
yaşananlarsa senle…

Senden sonra defalarca aşka düştü gönül,
o aşkların senin ayrılıkların olduğunu anlayana kadar…Artık
senin yarattığın enkazı yeniden yaratmanın vakti gelmişti ömür akıp
gidiyor hiçbir yara kendiliğinden sarılmıyordu..kalkıp silkelenmek …
iyileştirmek yürekleri…yeni okyanuslar dalmak…yosun kokularında
sarhoş olmak…var olmak yok oluşlarının  içinde ve ben olmak vardı….

Ey dost hadi yeni güne gülümse sen artık yok oluşlardan doğan var
oluşsun kutla kendini…kendin ol yaşa tekrar tekrar ilk defa olacak
sevdalarını…………….


(Yazarını bulamadım)

Yorum (2) Yorum yaz!

Blog kardeşliği: 1.İzmir buluşması

Merhaba sevgili arkadaşlar,
Bu aralar sanırım biraz tembelim. Herkesler buluşmayı yazdı, fotografladı da bir ben şuralara iki satır yazamadım. İşte artık daha da gecikmeden bu akşam yazıyorum.
Bu kadar gecikince keyif almadığımı ya da kötü bir toplantı olduğunu falan sanmayın.Çok güzeldi ve en eğlenenlerden de birisi bendim zaten fotografları gördüyseniz anlamışsınızdır:)
Öncelikle organize eden sevgili  arkadaşımız  "ugurbocegimleafiyetle" ye çok teşekkür ederim.
Çok kalabalık değildik ama inanıyorum ki bu toplantıdan sonra daha büyük gruplar halinde birarada olabileceğiz.
Vaktin nasıl geçtiğini bile anlamadan ayrılma vakti geldi ama artık adresler telefonlar alınıp verildiği için iletişim dahaçabuk ve sık kurulabilecek..
Katılan herkesi çok sevdim ve iyi ki de katılmışsınız...
Hepinizi çok seviyorum...
Defne

Yorum (yok) Yorum yaz!

SOBELENMİŞİİMMMMM:)

22/4/2008 ·

Blog cahili biri olarak "sobelenmenin" ne demek olduğunu bilmiyordum ama Allahtan sevgili kardeşim Anemon bu işlerde usta statüsünde olduğundan beni hemen ışıl ışıl aydınlattı.

İşte aşağıda sobelenmemin gereklerini yerine getiriyorum.bakalım neler düşüneceksiniz:)

 

A-Allah ve Annem... her ikisi de vazgeçilmezim,tartışılmazım ve sonsuz sevgilim....

 

B-Babam... Ne desem ki, zaman zaman çok çatışsak da o benim babam ve Allah başımızdan eksik etmesin diyorum...Bir de İzmirli olarak Balık demezsem ayıp olur..offf balık rakı salata çok canım çekti yine:)

 

C- Cüzdan...dolu olması elbette büyük rahatlık:))))

 

Ç- Çilek ... en sevdiğim meyvelerden birisi, bazen yemeği abartıyorum o zaman da allerjilerim tavan yapıyor:))))

 

D- Deniz..onsuz hayat düşünülemez bile, her aralıktan mutlaka deniz görmeliyim ve o iyot kokusunu hissetmeliyim. Bir de birlikte yaşamak zorunda olduğum Diabetim var, ona da alıştım artık..

 

E- Evim... orası benim kalemdir. Kendimi en huzurlu en güvenli ve en rahat hissettiğim yer..

 

F- Foça.. Özel bir yer, hiç unutulmayacak

 

G-Gazete.. Eskiden okuması ne büyük zevkti..O gazete kokusu, ve yeni sayfaları açmak haberleri okumak keyifti ama artık gazeteler o kadar bozuldu ki o keyfimiz de elimizden gitti..Artık internet üzerinden okuyorum ..

 

H-Hayat... Sonsuzlukta bir saman alevi

 

I- Islık...çocukken çalamıyorum diye üzülürdüm ama çok çalıştım ve başardım..

 

İ-İzmir.. Canım İzmir'im var mı senden güzeli?tek aşkım benim...

 

J- Jartiyer.. Eskien kilotlu  naylon çoraplar yokken mecburen kullanılan aksesuvardı...

 

K- Kardeşim, KışDüşü ve Kitaplar... İnsanın kardeşi olması kadar güzel bir şey yok. Her ne kadar zaman zaman ters düşsek de kardeşim bir tanedir benimm:)

KışDüşü  sonradan tanıyıp kardeş kapsamına aldığım canım arkadaşım..evimizin en taze kızı:))

Kitaplar..Onlar ise vazgeçilmezlerimiz,dünyaya ve düş alemlerine açılan en doğru pencerelerimiz..

 

L-Limon...çok severim ve herşeye sıkarım desem yalan olmaz sadece sohbetlere limon sıkmam:)

 

M-Mor ve mercimek köftesi... En sevdiğim renklerden biri mor ve türevleridirMor menekşeye de bayılırım.Mercimek köftesi mi? üfffffff:))))

 

N-Nazar..Nazara inanırım ve çok da korkarım çünkü benim yıldızım düşüktür çok nazar değer

 

O- Ozon tabakası... Elbirliği ile hala delme çabalarına devam ediyoruz.

 

Ö-Öpmek..Güzel bir eylem ve sevginin göstergesi:)

 

P-Para..her ne kadar aksi idda edilse de yaşamak için olmazsa olmaz gerekli bir araç...

 

R-Ressam..sanatçıların duygusal insanlar olduklarını ve duygu yüklü olduklarını düşünürdüm ama sanırım ben öyle olmayan birisi ile karşılaştım ve düşüncelerim değişti...

 

S-Sevgi..Hayat denen süreçin iyi geçen tarafları varsa o da sevgi   sayesindedir.Bizi ayakta tutan önemli duygulardan birisi..

Sinema..Büyülü perde, olmazsa olmazlarımdan birisi..onsuz da bir yaşam düşünemiyorum..

 

Ş-Şemsiye... Çok severim, çeşit çeşit ve renk renk şemsiyem olsun bayılırım...

 

T-Troleybüs gençliğimizde şehiriçi ulaşımında kullanılan ve elektrikle çalışan otobüsler..sık sık da cereyan kesilmesi nedeniyle yolda kalırdı veya yağmurlu havalarda içindeki yalıtım tam olmadığından bizleri de çarpardı:)))

 

U-Umut.. her zaman olmalı ve onu hiç bir zaman yitirmemeliyiz..Umut bitti mi hayat da biter...

 

Ü-Üzüm.. Muhteşem meyve..yaz gelse de soğuk soğuk atıştırsak:)

 

V- Viyana..Görmek istediğim şehirlerden birisi...

 

Y-Yemek... Pisboğaz değilim ama yemek yemeği de çok seviyorum. hele de güzel tadlara bayılıyorum. Pişirmeyi de severim bu arada:)

 

Z-Zevk..İnsanı diğerlerinden farklı kılan ayrıntılarını oluşturan; seçkin, elit veya basit ve sıradan yapan  şeydir zevk...

 

İşte sevgili arkadaşlar benden de bu kadar ama şu da bir gerçek ki terletti beni bu sobeleme..

Ben de  emelinmutfagi ve bilinen blog dostlarımı sobeliyorum, haydi bakalım kolay gelsiinn:)

 

Yorum (10) Yorum yaz!

Atatürk'ün balmumu heykeli, Latife Hanım'ın köşkünde

22/4/2008 ·

Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen, Mustafa Kemal Atatürk'ün Latife Hanım ile tanıştığı yıllardaki görüntüsünü yansıtan ilk balmumu heykelini, Karşıyaka'daki Latife Hanım Köşkü için yaptı. Köşkte, Zübeyde ve Latife hanımların ilk balmumu heykellerin de sergileneceği açıklandı.

Büyükerşen, daha önce Londra'daki Madam Tussauds Müzesi'nde sergilenen Atatürk'ün balmumu heykeli yapımında çalıştığını, Anıtkabir, Kayseri, Samsun, İnebolu ve Harp Akademileri için de Atatürk'ün balmumu heykelini yaptığını belirtti.

Daha önceki balmumu heykellerinin, Atatürk'ün farklı dönemlerini yansıttığını, Latife Hanım Köşkü'ne uygun olarak bu defa "Latife Hanım ile Atatürk'ün ilk tanıştığı dönemi" yansıtan heykel yaptığını ifade eden Büyükerşen, Atatürk'ün 1924 yılındaki görüntüsünü birebir yansıttığını kaydetti.

Köşkte sergilenecek Latife Hanım ve Zübeyde Hanım'ın balmumu heykellerinin de Türkiye'de ilk defa yapıldığını kaydeden Büyükerşen, her heykelin yapımının 2,5 ay sürdüğünü, Eskişehir'de hayat verdiği heykellerin, daha sonra İzmir'e getirildiğini ve köşke yerleştirildiğini söyledi.

ZÜBEYDE HANIM'IN ÖLDÜĞÜ EV

Karşıyaka'daki Latife Hanım Köşkü'nün özel bir anlamının bulunduğuna dikkati çeken Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak ise "Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım hastalandığında son günlerini geçirmek üzere uygun bir yer aranıyor ve Latife Hanım'ın evi çok uygun bulunuyor. Zübeyde Hanım da son günlerini burada geçiriyor. Ölünce buraya çok yakın bir yere gömülüyor. Burası Karşıyaka'daki son tarihi eserlerden biriydi" dedi.

Latife Hanım Köşkü'nü, mülk sahiplerinden takas usulü aldıklarını ifade eden Durak, köşkün içini de döneme ait eşyayla döşediklerini, mobilyaların bir kısmını bağış yoluyla, bir kısmını da bedel ödeyerek edindiklerini söyledi.

Balmumu heykelciliği konusunda Türkiye'deki en ünlü ismin Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Yılmaz Büyükerşen olduğunu belirten Durak, Büyükerşen'den Latife Hanım köşkünün içine balmumu heykelleri yapmasını rica ettiklerini söyledi.

Kentlilerin Atatürk, Zübeyde Hanım ve Latife Hanım'ın yaşadığı dönemi anlayabilmek için Karşıyaka'daki Latife Hanım Köşkü'nü ziyaret edebileceğini söyleyen Durak, "insanlar Atatatürk'ün doğduğu evi görmek için Selanik'e gidiyordu. Biz böyle bir binayı ve içindeki birebir benzer balmumu heykelleri ilçemize, kentimize, ülkemize kazandırdığımız için çok mutluyuz" dedi.

Latife Hanım Köşkü'nün restorasyonunun tamamlandığını, bir ay içinde de ziyarete açılacağını kaydeden Cevat Durak, ziyaretçilerin sembolik bir ücret ödeyerek haftanın 7 günü balmumu heykelleri görebileceğini dile getirdi.

Balmumu heykellerin ve köşkün manevi değerinin çok yüksek olduğunu ifade eden Cevat Durak, çalışmalar sırasında İzmir Valiliği ve Karşıyaka Belediyesi olarak 1,5 milyon YTL harcadıklarını dile getirdi.

KÖŞKÜN TARİHİ VE HEYKELLER

Mustafa Kemal Atatürk'ün eşi Latife Hanım'a ait olan köşk, annesi Zübeyde Hanım'ın da son günlerini yaşadığı ve 14 Ocak 1923 tarihinde vefat ettiği mekan olarak biliniyor. Köşk, daha sonra adliye binası ve dershane olarak hizmet verdi, İzmir Valiliği ve Karşıyaka Belediyesinin çalışmalarıyla bugünkü haline kavuşturuldu. Köşkteki Atatürk heykeli, çalışma odasında ve masasının başında ayakta dururken, Zübeyde Hanım ve Latife Hanım da kendilerine ait odalarda koltuklarında oturur durumda bulunuyor.

 

Yeni Asır Gazetesi

Yorum (2) Yorum yaz!

Mutluluk yaşlandıkça artıyor

17/4/2008 ·

ABD'de yapılan bir araştırmada, mutluluğun yaşlandıkça arttığı ortaya çıktı. Chicago Üniversitesi Milli Fikir Araştırma Merkezi'nin 1972-2004 arasında yaptığı anketlerin sonucunu değerlendiren sosyolog Yang Yang, "mutluluğun, yaşla birlikte geldiğini" belirtti.

Yang, araştırmanın, mutluluğa katkıda bulunan kendine güven ve benzeri özelliklerdeki gelişmenin yaşla birlikte arttığı hipotezini teyit ettiğini söyledi.

Araştırma çerçevesinde 32 yıl boyunca her yıl 1500 ila 3000 kişiden kendilerini mutlu hissedip istemedikleri, "çok mutlu, epey mutlu veya pek mutlu değil" seçenekleriyle ifade etmeleri istendi.

Yaş yükseldikçe mutlu olduğunu söyleyenlerin sayısının arttığı tespit edilen araştırmada, örneğin araştırmaya katılan 80'li yaşlarındakilerin yarısı "çok mutlu" olduğunu ifade etti.

American Sociological Review dergisinde yayınlanan araştırmada, kadınların erkeklerden, beyazların da siyahlardan daha mutlu oldukları ortaya çıktı.

 

YENİ ASIR

 

Yorum (4) Yorum yaz!


Cursors